Hafta sonu, köydeyiz, anneannem bisikletli çocukları görünce kendi çocukluğundan bahsetmeye başladı; “Esra bizim zamanımızda öyle fakirlik vardı ki böyle oyuncaklar bisikletler hiçbiri yoktu. Böyle sokakta oyun oynamak da yoktu. Tüm köy tarlaya bahçeye çalışmaya giderdi, biz de tarlada yardım ederdik. Evdeyken babam bize tahtadan küçücük, bizim sığacağımız kadar kulübe yapardı (kız kardeşiyle kendisinden bahsediyor). Onun altında taşlarla, tuğla parçalarıyla oynardık. Çamurdan, ottan, çöpten inek, koyun, tavuk yapardık. Ee onları görüyorum Esra, bisiklet görsem bisiklet yapardım

😀


Gürcü şivesiyle öyle de tatlı anlatıyor ki… Anneannemin bahsettiği oynama biçimi “Doğal Oyun” dediğimiz kavramın ta kendisi. Şimdi bu örnek üzerinden doğal oyun neymiş bakalım;

1-YAPILANDIRILMAMIŞ
Yani bir yetişkin çocuğun ne oynayacağına, bu oyun için hangi oyuncakları ya da nesneleri kullanacağına, oyunun kurallarının ne olacağına ve oyun esnasında gelişen birçok karar verme durumuna dahil olmamış, “karışmamış” demek.
Çocuk bu durumda kendi işiyle yani oyunla ilgilenirken karar veren, uygulayan, yöneten kişi konumunda olabiliyor.

2-GELİŞİMİNE UYGUN
Elbette gelişimine uygun eğer öyle olmasaydı çocuk o oyunu seçmez ya da sürdürmezdi. Çocukları kendi haline bıraktığımızda bebeklikten itibaren zaten fiziksel, zihinsel, sosyal-duygusal gelişiminin elverdiği ve gelişim döneminin ihtiyacına dönük oyun oynadığını görürüz. Mesela gözün burnun kulağın nerde oyununu siz başlatmasanız bile bebeğinizin bir süre sonra kendiliğinden yapıyor olduğunu görürsünüz. Çünkü o dönem bedenini anneden ayrı olarak tanımaya “ihtiyacı” vardır ve bunu “yapabiliyordur”.

3-DOĞAL ÇEVREDE
Bahçede,toprakta, yabani otların arasında…Tepesinde gökyüzü ve belki sarkan bir ağaç dalı…Rüzgarı, güneşi, sıcağı, soğuğu hissediyor. Oyun oynadığı yer sınıflarda, okul bahçelerinde simülasyonlarla yaratmaya çalıştığımız doğal ortamın kendisi, en gerçek hali aslında.
Çocuk bu durumda beş duyusuna birden hitap edecek müthiş bir uyaran zenginliğine sahip. Her türden gelişimi için ne muazzam! O kadar ki doğal çevrede oyun oynamanın çocuğa kattıklarıyla ilgili ayrıca bir yazı yazacağım.

4-OYUNCAKSIZ OYUN
Anneannem tamamen doğada bulunan elementleri ve esnek parçaları (loose parts olarak araştırabilirsiniz) oyuncak olarak kullanıyor. Toprak,su, dal, yaprak…Bi’ kere tamamen doğal ve doğal olarak sağlığa zararlı değil. Aksine faydalı. Örneğin yapılan bir araştırma toprakla oynayan çocukların tırnak diplerine dolan toprağın serotonin hormonunun salgılanmasını artırdığını ortaya koyuyor. Kısaca canlılık, zindelik veren hormon diyebiliriz. Düzenli olarak doğada vakit geçiren ve doğanın tüm öğelerini oyuncak bellemiş çocukların kış aylarında daha az hasta olduklarıyla ilgili de bilimsel veri var.

5-GEÇİŞLERDE ÖZGÜR
Anneannem çamurdan koyun, inek ve onlara dallardan ahır yaparak yaratım içeren inşa oyunları oynuyor. Oradan anne babası çıkıp “gelişimi için farklı türden oyunları dengeli bir şekilde oynamalılar, şimdi de biraz rekabet içeren oyun oynasınlar” diyip başka bir oyun oynamaları için müdahale etmiyor.
Çocuk kendi doğasının esintisiyle uçuyor. Böylece kendi sezgileriyle, kendi ihtiyaçlarıyla hareket etmeyi ve buna güvenmeyi öğreniyor.

6-AMAÇSIZ
Bu biçimde, belirlenmiş bir amaç yok. Sonunda elde edilecek bir ödül, önceden sınırları belirlenmiş bir sanat eseri, tamamlanmış bir eşleştirme yoktur. Sadece o an öyle yapmak istemiştir. Çamurdan inek, koyun yapınca ahır yapmak şart olmuştur mesela. Ne kadar da çocuksu, çocuğun doğasına uygun değil mi?

Doğal oyunun çocuğun gelişimiyle ilgili faydalarını saymakla bitiremeyiz. Oyun ile ilgili bilimsel araştırmalar bize “iyi oyunun” iki temel öğeyi barındırması gerektiğini söylüyor; MERAK ve DİKKAT. Doğal oyun az önce sıraladığım özellikleriyle sınırsız esnekliğe ve olanaklara sahip. Bu biçimde oynayan bunu hayatının rutini olarak yaşayan bir çocuğun nasıl bir dikkatle o anki oyununu oynayacağını, yaratımıyla ilgileneceğini tahmin edebilirsiniz. Merak kısmına gelince hiçbir oyuncağın ya da oyun alanının bir çocuğun merakını doğa kadar cezbedeceğini düşünmüyorum.
Yaz ayları doğal oyunu hayatınızın bir parçası haline getirmenize yardımcı olacak olanaklarla dolu. Sahiller, orman, parklar, bahçeler sizi bekliyor. Hiç olmadı balkonunuza bir leğene toprak koyarak, ağaç dalları, yapraklar toplayıp getirerek başlayabilirsiniz.
Sevgiler,
@dogadanesra

Add your comment

error: Content is protected !!